Örnek Gençlerimiz
Vakfımız tarafından yürütülen Kültür Karıncaları Projesi ilk yıl gerçekleştirdiği pilot çalışmanın ardından İstanbul’da 4 okulda yürüttüğü üç yıllık çalışmasını başarıyla tamamladı. Önceleri Vakfımızın mütevelli ve dostları ile yürüttüğümüz bu projede daha sonra gençlere yöneldik. Kartopu misali büyüyen bir genç “Kültür Gönüllüsü” ordusu projeyi üstlendi, hırsla, azimle, inançla başarıya taşıdı. Bu çok yerinde kararımızın haklı gururunu sizlerle paylaşmak istiyoruz.
Günümüzün Sivil Toplum çalışmalarında profesyonel gönüllüğün esas olduğu, başarının temelinde bu kavramın yattığı artık yadsınamaz. Ancak toplumumuzda bu kavramın çok iyi anlaşıldığı, belki de çok iyi anlatıldığı söylenemez. Gençlerimizin bu konuda söyleyecekleri çok şey olduğuna inanıyor, onların sesi olmak istiyoruz.

Yaklaşık 150 kişilik bir genç kadrosu geçtiğimiz üç yıl boyunca projeye katkıda bulundu. Bu gençlerin birçoğu üniversite öğrencisiydi. Dersleri, sınavları, ödevleri vardı. Okulda birçok faaliyete katılmak zorundaydılar. Gençtiler, sosyal yaşamları, hobileri vardı. Bir diğer çoğunluk ise öğrenimlerini tamamlamış, iş hayatına atılmış, belki de aile kurmuş Özel Sektör Gönüllüleri Derneği üyeleriydi. Hafta içi birçok büyük kuruluşta çalışıyor, görevlerinin ağır sorumluluklarını taşıyor, ailelerine zaman ayırıyor ve yine sosyal yaşamlarını sürdürüyorlardı. Ama bu gençler aynı zamanda sivil toplum sorumluluklarının bilincindeydiler; hem de birçok yetişkine örnek olacak şekilde. Proje gereği tüm eğitimlerini tamamladılar, Cumartesi, Pazar, yağmur, kar, güneş demeden hemen her hafta sonu sabah saat 08:00’de Vakıf’ta buluştular, günün çalışmasını nasıl en iyi şekilde yaparız diye tartıştılar. Tüm gün boyunca Kültür Karıncaları ile birlikte oldular, onlara bildiklerini öğrendikleri ile harmanlayıp tarihimizi, kültürümüzü, kültür mirasımızı, kültürel değerlerimizi en iyi şekilde anlatmaya, yaşadıkları çevreyi tanıtmaya çalıştılar. Onlarla eğitici oyunlar oynadılar, yemek yediler, sohbet ettiler, güldüler. Günün sonunda Kültür Karıncaları’nın birçoğu artık büyüyünce ne olacaklarına karar vermişlerdi: ablaları, ağabeyleri gibi eğitimlerini tamamlayıp mimar, doktor, tarihçi, rehber olacaklardı. Ama daha da önemlisi Vakıf’ta çalışıp tarihi ve kültürel değerlerimizi koruyacak, yaşatacaklardı. Toplumda tarih ve kültür bilincini, sivil toplum sorumluluğunu yaygınlaştırmanın bundan daha güçlü bir yolu olabilir mi? Gençlerimiz bunun ilk tohumunu atmışlardı.

Kültür Gönüllüsü gençlerin Kültür Karıncaları’na olduğu kadar bize de çok büyük katkısı oldu. Heyecanımızı, coşkumuzu, endişelerimizi, inancımızı paylaştıkları gibi eleştirilerini ve hep daha iyiye yönelik önerilerini esirgemediler, sorguladılar, araştırdılar, uyguladılar. Projemiz onların bu önerileri ve eleştirileri yönünde sürekli gelişti.
Sivil toplum sorumluluğunun gereğinin vermek olduğu kadar almak olduğuna da sonuna kadar inanıyorlardı. Diğer bir deyişle bu sorumluluk sadece vermenin tatminini yaşamak değil aynı zamanda sürekli öğrenerek kendilerini geliştirmek anlamına geldiğini biliyorlardı. Bu nedenle, işlerini daha iyi yapabilmek ve aynı zamanda kendilerini geliştirebilmek için bizden sürekli talepte bulundular . Bu ivme/dürtü ile Vakfımız Kültür Karıncaları Projesi kapsamında 2006-2007 dönemi için bir adım daha atmaya karar verdi ve gençlerimize yönelik yeni bir eğitim programı hazırladı. Bu program çerçevesinde uygulanacak yeni eğitimlerimiz; İletişim becerileri, (üst seviye), Sivil Toplum Sorumluluğu, Liderlik, Proje Hazırlama ve Uygulama, Kültür Karıncaları Projesi kapsamında Anlatıcı (kavramsal) ve Eğitici (pedagojik) Becerileri. Bunun sonucu olarak çarpan etkisiyle karşılıklı gelişerek Kültür Karıncaları Projesini daha büyük başarılara taşıyacağımıza inanıyoruz. Çok teşekkür ederiz Genç Kültür Gönüllüleri.
|