<
Medyada Vakfımız
Kültür Karıncaları iş başında!
Kültür Karıncaları iş başında! Kültür Bilincini Geliştirme Vakfı’nın
çocukların iyi ve faydalı saatler geçirmesi için oluşturduğu Kültür
Karıncaları projesini kurucularından Faruk Pekin ve Lütfiye Eroğlu’ndan
dinledik.
Kültür Bilincini Geliştirme Vakfı’nın, çocuklara hoş vakit geçirtebilmek,
tarih ve kültürü öğretebilmek içinbaşlattığı bir çalışma “Kültür Karıncaları”.
Vakfın kurucularından Faruk Pekin, Kültür Karıncaları’nın “Türkiyedeki
kültürel hayatımıza ilişkin neler yapabiliriz, çocuklar, yaşayan dünya
ve müze arasında nasıl ilişki kurabiliriz” sorularını baz alarak oluştuğunu
belirtiyor. Bu projenin başında Lütfiye Eroğlu var.
Eroğlu: “Türkiye bir müzeler ortamı, bunları biz koruyamıyoruz.
Buna sahip çıkacak kesim olarak çocukları düşünüyoruz ama tabii bir
şeye sahip çıkabilmek için önce onu tanımak, benimsemek gerekir. Bizim
esas amacımız çocuklara ülkemizin kültürel değerlerini tanıtmak, sevdirmek
ve sahip çıkmalarını sağlamak” diyor. Simgenin karınca olması alçak
gönüllü ve çalışkan bir hayvan olmasından ileri geliyor. Ayrıca sorduklarında
çocuklar karınca için bilgili, akıllı, inatçı, yük taşır, geleceği düşünür
demişler. Kültür Karıncaları’nın programları hazırlanırken profesyonel
rehberler, pedagoglar, psikologlar oturup nereleri gezdirebilirler,
hedefleri ne olmalı gibi ön bir çalışma yapıyorlar. Çocukların yanında
öğretmen ya da ebeveyn olmuyor. Ya da onları etkileyebilecek, bölebilecek,
ilgilerini dağıtabilecek herhangi bir şey… Sadece profesyonel bir rehberin
başkanlığında geziliyor ve ona bir eğitimci yardım ediyor. Bütün olay
pedogojik esaslara bağlı; örneğin en uzun anlatım yirmi dakikayı aşmıyor..“Kimlik
olarak giyimiz ,tavrımız onlardan çok farklı değil. Abla, abi diyorlar.
Öyle bir yakınlık olması lazım; otorite yok ama disiplin var. Hissettirmeden
herşey bir disiplin içinde” diyor Eroğlu. Çocuklara yönelik kültür karıncaları
adı altında başka projeler de var. Türkiye’nin flora ve faunasını tanıtmak
gibi… Gönüllü bir kuruluş oldukları için okulları kendileri seçiyorlar
ve daha çok bu imkanları sağlayamayan okullara gidiyorlar. Pekin, “Şu
anda yapılan en büyük yanlış ilkokul çocuklarını bilinçsizce , bilim
çerçevesi olmadan paldır küldür müzelere götürüp, yüz kişi , üçyüz kişi
bir arada etrafı göstermeye çalışmak. Bu yüzden biz en fazla 15 kişilik
gruplarla çalışmayı tercih ediyoruz” diyor. Eylül ayında İstanbul’da
ve Gaziantep’te çalışmalar yapmayı düşünüyorlar. İstanbul’da iki ana
tema var: “Galata kulesinden İstanbul” ve “su”, yani Yerebatan Sarnıcı,
hamamlar ve Türk İslam Eserleri Müzesi gezileri . İkinci gezide hamamda
kovalar, kola kutuları ile ritim çalışması da yapılıyor. Çalışmaların
interaktif olması öğrenme yeteneğini kuvvetlendiriyor ayrıca gezilerden
sonra çocukların akıllarında kalan bilgiler tazeleniyor ve küçük dramalar
ortaya çıkıyor. Çocuklar gün içindeki gezilerden nasıl etkilendiklerini
anlatıyorlar. Zaten geziler esnasında da kalem kağıtlarıyla not tutuyorlar.
Kültür Bilincini Geliştirme Vakfı bu yeni projesini daha çok devlet
ilk öğretim okullarındaki öğrenciler arasında uyguluyor. Çocuklar sonuçtan
memnun bir şekilde günlerce İstanbul anılarını anlatıyor.
|